Yapay zeka üretimi içerikler ve gerçeklik algısı

Neredeyse tüm Amerikalı yetişkinler yapay zeka tarafından üretilen içeriklerle karşılaşmış durumda, ancak bunları gerçek içeriklerden ayırt edebileceklerinden emin olanların sayısı çok daha az. CNET'in bir araştırmasına göre, katılımcıların %94'ü sosyal medyada yapay zeka tarafından oluşturulmuş görüntüler veya videolar gördüklerini belirtiyor. Ancak, izledikleri görüntülerin gerçek mi yoksa algoritmik bir çıktı mı olduğunu doğru şekilde ayırt edebileceklerine inananların oranı sadece %44.

Kullanıcıların çoğu görsel analize güveniyor. Katılımcıların yaklaşık %60'ı, görüntülerdeki veya videolardaki tutarsızlıkları tespit etmek için detayları dikkatlice incelediklerini kabul ediyor. Ancak bu yaklaşım giderek daha az güvenilir hale geliyor. Araştırmaya katılanların dörtte biri, kaynakları doğrulamak için ters görsel aramalar kullanırken, %5'i özel deepfake tespit hizmetlerine başvuruyor. Bir diğer %3'lük kesim ise bu tür içerikleri baştan itibaren potansiyel olarak sahte olarak değerlendiriyor.

Katılımcıların yarısından fazlası—%51'i—yapay zeka tarafından üretilen materyallerin zorunlu olarak etiketlenmesini gerekli görüyor. Bir başka %21'lik grup ise daha radikal önlemlerin alınmasını savunuyor ve sosyal medyada yapay zeka içeriğinin tamamen yasaklanmasını öneriyor. Katılımcıların sadece %11'i bu videoların ve görüntülerin pratik veya bilgilendirici bir değer taşıdığını düşünüyor.

Araştırma, Amerikalı yetişkinlerin %72'sinin video gerçekliğini doğrulamaya çalıştığını da ortaya koydu, ancak eleştirel inceleme yaşlı nesiller arasında daha düşük seviyede. Üretken modeller hızla gelişirken, sahte içerikleri tespit etmek için kullanılan geleneksel ipuçları—yanlış parmak sayıları gibi—giderek daha az geçerli hale geliyor. Uzmanlar, dijital içeriklere olan güvenin giderek daha sorunlu bir hal aldığını ve platformların daha sistematik çözümler üretmesi gerektiğini belirtiyor.